Sürü Bağışıklığı
Etkili aşıların sadece aşılanan bireyleri değil, aynı zamanda
toplumdaki aşılanmamış bireyleri de dolaylı etkiler yoluyla koruması prensibine dayanır. Bu kavram, toplum sağlığını şu mekanizmalarla korur:
- Bulaşmanın Yavaşlatılması: Sürü koruması, bir gruptaki bireylerin yeterli bir oranı bağışık olduğunda gerçekleşir. Aşılanmış bireyler, patojenin saçılım miktarını ve/veya süresini azaltarak hastalığın yayılım hızını yavaşlatır.
- Hastalık İnsidansında Büyük Düşüş: Patojenin yayılımı azaldığı için, toplumdaki hastalık görülme oranındaki (insidans) düşüş, aşılanan bireylerin oranından daha büyük olur.
- Tam Kapsama Olmadan Eliminasyon: Sürü bağışıklığı sayesinde bazı hastalıklar, toplumun %100'ü aşılanmadan bile elimine edilebilir. Örneğin, Gambiya'da %70'ten az Hib aşısı kapsamı, hastalığın elimine edilmesi için yeterli olmuştur.
- Hastalık Kaynağının Kurutulması: Eğer belirli bir alt grup enfeksiyon rezervuarı olarak tanımlanırsa, bu grubun hedeflenerek aşılanması tüm toplumdaki hastalık vakalarını azaltır. Örneğin, belirli bölgelerde küçük çocukların aşılanması, aşılanmamış yetişkin nüfustaki hastalık oranlarını dramatik şekilde düşürmüştür.
- Savunmasız Grupların Korunması (Koza Stratejisi): Aşılanmak için çok küçük olan veya bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler, çevrelerindeki kişilerin aşılanmasıyla oluşturulan "hastalıksız bir koza" sayesinde korunurlar. Örneğin, bebeklerin yakın temaslılarına yapılan boğmaca aşıları, henüz aşılanamayacak kadar küçük olan bebekleri korur.
Sürü bağışıklığının sağlanması için gereken aşılama oranı, hastalığın bulaşıcılık katsayısına (R0) bağlıdır.
Kızamık gibi çok bulaşıcı hastalıklar, sürü bağışıklığına ulaşmak için rubella veya çocuk felci gibi hastalıklara kıyasla çok daha yüksek bir aşılama kapsamı gerektirir